Türkiye Cumhuriyeti

Taşkent Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Özbek Basını Ile Tanışma Toplantısında Büyükelçi Namık Güner Erpul Tarafından Yapılan Konuşma , 05.03.2014

Değerli basın mensupları,

Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz hafta Salı günü Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın İslam Karimov’a güven mektubumu sunarak görevime başlamış bulunmaktayım. Bu vesileyle, siz değerli basın mensubu arkadaşlarımla tanışmak amacıyla toplanmış bulunuyoruz.

Bugünkü buluşmamızda Türkiye-Özbekistan ilişkileri ve önümüzdeki dönemde yapmayı öngördüğümüz çalışmalar hakkında bilgi sunacağım. İlerleyen dönemlerde başka toplantılarla bir araya gelerek ilişkilerdeki gelişmeleri sizlerle paylaşmayı ümit ediyorum.

 

Değerli arkadaşlar,

Özbekistan’ın bağımsızlığını 16 Aralık 1991 tarihinde ilk olarak Türkiye tanımış ve diplomatik ilişkilerimiz 4 Mart 1992 tarihinde başlamıştır. İçinde bulunduğumuz bina, 1992 yılında dönemin Cumhurbaşkanı rahmetli Sayın Turgut Özal’ın Özbekistan ziyareti sırasında Sayın İslam Karimov tarafından Türkiye’ye Büyükelçilik binası olarak tahsis edilmiştir.

Müstakilliğin ilk yıllarından itibaren Türkiye-Özbekistan ilişkileri hızlı bir şekilde gelişmiş ve çok sayıda karşılıklı üst düzey ziyaret gerçekleşmiştir.

İlişkilerimizin hukuki temelini oluşturmak amacıyla Özbekistan’la bugüne kadar 100’ün üzerinde anlaşma ve protokol imzalanmıştır. Hiç şüphesiz bunlardan en önemlisi 8 Mayıs 1996 tarihinde imzalanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 15 Mayıs 1996 tarihinde onaylanan “Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması”dır. İki ülke arasındaki kardeşliğin nişanesi niteliğindeki bu anlaşmada yer alan hususlar, aradan geçen sürede ilişkilerin gelişmesiyle paralel olarak siyasi, ekonomik ve insani alanlarda somut meyveler alınmasıyla gerçek ifadesini bulmuş ve ilişkilerin geleceğine yönelik sağlam bir hareket noktası teşkil etmiştir. 

 

Değerli basın mensupları,

Türk halkı Özbekistan’ı “ata yurdu”, Özbek halkını ise “kardeşi” olarak görmektedir. Halklarımız aynı dili, aynı dini, aynı örf ve adeti ve aynı değerleri paylaşmaktadır. Özbekistan’a geldiğim günden bu yana Özbek halkının Türkiye’ye ve Türk halkına gösterdiği ilgi ve muhabbet beni derinden etkiledi. Halklarımız arasındaki kardeşliğin Özbekistan’daki yansımalarının bu derece güçlü olması beni son derece mutlu etti.

Güven mektubu töreninde Cumhurbaşkanı Sayın İslam Karimov’un da belirttiği üzere, Türk ve Özbek halkı birbirine kökten bağlıdırlar, etle tırnak gibidirler, ayrılmaları mümkün değildir.

Avrasya coğrafyasının en önemli ülkelerinden Türkiye ve Özbekistan’ın yakın işbirliği içinde olmasının halklarımızın olduğu kadar içinde bulunduğumuz bölgenin de çıkarına hizmet edeceği şüphe götürmez bir gerçektir.

Güçlü ve müreffeh bir Özbekistan, gerek Özbek halkı için, gerek Asya’daki dengeler açısından hayati önem arz etmektedir. Türkiye olarak, dost ve kardeş Özbekistan’ın istikrarı, refahı ve kalkınmasına büyük önem atfediyoruz. Bu kapsamda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hem ikili, hem de bölgesel ve uluslararası düzeyde Özbekistan’la işbirliğini karşılıklı saygı ve eşitlik değerleri çerçevesinde derinleştirmek istiyoruz.

Az önce belirttiğim “Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması”nın birinci maddesinde “kardeş ve dost devletler olan Türkiye ve Özbekistan ilişkilerini, işbirliği ve karşılıklı güven temeline dayandırırlar” ifadesi yer almaktadır. Türkiye olarak Özbekistan’la ilişkilerimizi bu temelde geliştirmeye kararlıyız.

Orta Asya coğrafyasında güven ve istikrarın tesisi için aşırıcılık, terörizm ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele gittikçe önem kazanmaktadır. Türkiye olarak Özbek kardeşlerimizle bu konularda da kapsamlı işbirliğine hazırız.

Son yıllarda dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan gelişmelere bakıldığında, uluslararası ilişkilerin “sıfır toplamlı oyun” tarzında şekillenmediği, yaşananların taraflara birlikte kazandırdığı ya da birlikte kaybettirdiği görülmektedir. Biz de Türkiye olarak, Özbekistan’la ilişkilerimizi “kazan-kazan” temelinde geliştirmekte kararlıyız. Bu yöndeki irademiz, Soçi'de düzenlenen Kış Olimpiyatları açılış töreni marjında Cumhurbaşkanı Sayın İslam Karimov’la görüşen Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından da dile getirilmiştir.

Bu çerçevede, ilk aşamada Özbekistan’la karşılıklı üst düzey ziyaretlerin sıklığını artırmamızın ve bu ziyaretlerde her iki tarafın da çıkarına hizmet edecek, ilişkilerin sağlam temeller üzerinde geleceğe taşınmasını sağlayacak somut işbirliği alanları tesis etmemizin, ilişkilerin hak ettiği noktaya getirilebilmesi için önemli bir kilometre taşı teşkil edeceğine inanıyoruz.

Siyasetten ekonomiye, sanattan spora, kültürden sivil toplum projelerine kadar geniş bir yelpazede Özbekistan’la diyalog kanallarını artırarak iki devlet ve halkları arasındaki ilişkilere ivme kazandırmayı amaçlıyoruz. Bunu yaparken geçmişe değil, sürekli geleceğe bakarak hareket etmemiz ve iki ülkenin ortak çıkarlarına odaklanmamız gerektiğine inanıyoruz.

 

Değerli basın mensubu arkadaşlarım,

Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz potansiyelinin oldukça gerisinde olsa da, sürekli bir gelişim içindedir. İki ülke ticaret hacmi 2013 yılında bir önceki yıla oranla yaklaşık % 8’lik artışla 1 milyar 250 milyon dolar civarında gerçekleşmiştir.

Halihazırda Özbekistan’da yaklaşık 450 Türk sermayeli firma bulunmaktadır. Bu firmalar başta tekstil, taahhüt, gıda, otelcilik, inşaat malzemeleri, plastik, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Toplam değeri 1 milyar doların üzerinde olan bu yatırımların Özbekistan ekonomisine yılda yaklaşık 300 milyon dolarlık ihracat ve 50.000 istihdam sağladığı tahmin edilmektedir.

Türk müteahhitlik firmaları Özbekistan’da 1991-2013 yılları arasında yaklaşık 2 milyar dolarlık taahhüt işi gerçekleştirmiştir. Havaalanları, oteller ve önemli kamu binalarının bir bölümü firmalarımızca yapılmıştır.

 

Çalık Enerji 2009 yılında aldığı Navoi Termik Santral işini başarıyla tamamlamış olup, 2013 yılında gerekli testleri yaparak projeyi teslim etmiştir.

Bu olumlu tabloya rağmen, ifade ettiğim rakamların gerçek potansiyeli yansıtmadığı bir gerçektir. Özbekistan’la ekonomik ve ticari ilişkilerin daha fazla zaman kaybedilmeden hak ettiği noktaya getirilmesi elzemdir. Bu yönde bir yol haritası belirlenmesi için mümkün olan en kısa sürede iki ülke arasında Karma Ekonomik Komisyon toplantısı yapılmasına büyük önem atfediyoruz. Ayrıca, iki ülke iş dünyasının birbiriyle daha yakından etkileşimde bulunabilmesi bakımından karşılıklı ziyaretler, iş forumları ve fuarlar düzenlenmesinin büyük getirileri olacağını düşünüyoruz.

Semerkant, Buhara ve Hiva gibi tarihi ve kültürel hazineler barındıran Özbekistan, Orta Asya’nın yegane turizm cazibe merkezidir. Turizm alanında başta müteahhitlik ve otelcilik sektörlerinde olmak üzere Türk yatırımları açısından büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Dünya çapında başarılı projelere imza atan Türk firmalarının yapacağı bu yatırımların Özbek ekonomisine büyük getirileri olacağı kesindir.

Özbekistan’da faaliyetlerini sürdüren TİKA’nın Özbek halkına yönelik eğitim, sağlık, çevre gibi insani konularda yaptığı çalışmalar Özbek kardeşlerimiz tarafından övgüyle karşılanmaktadır. Bu yöndeki desteğimiz de artarak devam edecektir.

Yukarıdaki hususlar bağlamında, 30 milyonun üzerindeki nüfusuyla Orta Asya’nın kilit ülkesi konumundaki Özbekistan’la ekonomik ve ticari ilişkilerimizi kısa sürede hak ettiği noktaya getirmek için Türk tarafı olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız.

 

Değerli arkadaşlar,

Diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun 22. yıldönümünü kutladığımız bu günlerde yaşanan olumlu gelişmeler geleceğe güven ve umutla bakmamızı sağlamaktadır. Türkiye Büyükelçisi olarak ben ve çalışma arkadaşlarım Türk ve Özbek halklarının dostluğu, refahı ve ortak geleceği için çalışmaya hazır ve istekliyiz.

Son olarak, davetimize icabet eden siz değerli basın mensubu arkadaşlarıma en içten teşekkürlerimi sunarım.